30 Eylül 2013 Pazartesi

Tam da sevdiğim saat.

Gecenin ayazıydı. Tam da sevdiğim saatti seni. Rüzgar ısırıyor, yağmur damlaları birbirinden kaçarak senin kokunun büründüğü odanın camlarına çarpıyordu. Ne güzeldin o akşam. Masumdun hiç olmadığın kadar.
Gözlerin bana bakmazken pek de güzel değillerdi aslında. Dudakların dudaklarıma değmezken de güzel değillerdi. Sen benimken güzeldin hiç olmadığın kadar. Ellerin bile elimdeyken güzeldi. Ben zaten çirkindim en az senin kadar. Sen uyurdun ben izlerdim. Sırtını dönsen dahi hiç sıkılmaz izlerdim tan ağarıncaya kadar. Giderkende izlerdim. Ağzımdan kelimeler çıkmak için çırpınırdı yalvarırdım içimden 'kal' dercesine. Nasıl olurda anlamazdın. Etle kemiktik sen gidinceye kadar. Şimdiyse bi deri bi kemiktim.
Bazen uykun kaçar sokulurdun bana. Dizlerime koyardın kafanı. Parmaklarım saçlarının arasından kayarken kapanıverirdi gözlerin. Uyuma isterdim aslında. Kıyıp diyemezdim uyuma diye.
Bütün vedalar aynı değilmiydi? Hepsi bir kaç kelimeye sığdırılmış yaşanmışlıklardı. Bazıları veda bile etmezdi. Onlar korkak olanlardı. Sonra başa dönüyordu insan. En başa; çektiği acılara. Sonunu bilsede inanmıştı belki bu sefer diye düşünüp, güvenmişti. Değişen tek şey tendi, gerisi aynıydı. Gözyaşları bile aynıydı; belki biraz eksik, biraz fazla. Hiç gitmeyeceğine söz verendin sen. Benden öncekine verdiğin ve benden sonrakinede vereceğin gibi. Sonuç olarak hep giden olacaktın. Belki bir gün kalan kim bilir. Ama bu sefer arkanda bıraktığına dahi bakmadan gidendin. Bense unutamayacaktım. Unutmak diye bir şey yoktu zaten İnsan unutamazdı ki hiç bir anıyı. Sadece kabullenmeyi öğrenirdi. Öyle ya da böyle yokluğuna alışırdı Sevgide öyle değil mi. Bir zamandan sonra sevgi yerini alışkanlığa bırakıyor. Bağımlı oluyorsun. O olmayınca sen de olmayacakmışsın hissine kapılıyorsun. Gidince de eksiliyorsun sadece. Sigarayı bırakmak gibi bir nevi. Arıyorsun ama dayanmalısın. Biliyorsun, bir kaç zaman kadar sonra kokusuna bile tahammülün kalmayacak. O zamana kadar canın çok isteyecek ama sabredeceksin. Sigara içtiğin günleri unutmayacaksın ama artık onu hayatından silip atmışsındır. 

Ayrılık tam da bu işte. Unutmak değil alışmak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder